Pazartesi, Mart 31, 2008

ÇİKOLATALI PASTA




Bugün blogları gezerken rengarenk pastaları görünce ben de pasta tarifi vermek istedim. Benim neyim eksik:)) Etkinliğe yetişemedim ama daha önce kızımın doğum gününde yaptığım pastayı paylaşmak istedim. Bahar da gelmiş zaten renklilik arıyor insan.

Pandispanya için daha önce yaptığım pastanınkinin aynısını yaptım. Yalnız miktarini artırdım. Bence tarifle oynamayın önceki çok daha güzel olmuştu. Pandispanya tarifine burdan ulaşabilirsiniz.

Krema için;
- 400 gram bitter kuvertür,
- 400 gram krema kullanıyoruz. Acılığını kesmek için bir bölümünü de sütlü ya da fildişi çikolata kullanabilirsiniz.

Yapılışı için de önceki tarifime bakabilirsiniz.



Çarşamba, Mart 26, 2008

DOLGU KEK



Buluşmanın ardından tarif yazmak zor geldi nedense. O kadar güzel vakit geçirdikten sonra hep hatırlamak istedim sanırım, en üstteki yazım buluşma olsun istedim:))

Bu tarifi Yeşil Kivi'nin sayfasında görmüştüm ve çok ilginç geldiği için denemek istedim. Yalnız kakaoyu hamura koymayı unutunca üzerine bari serpeyim dedim. Kesinlikle hamura katmalısınız:)) Keki süngerimsi oldu. Benim gibi yumuşak ve yoğun kek (browni, mud cake..) sevenlere pek hitap etmiyor. Gerçekten de ilginç ve hoş sunumlu bir kek oluyor.

Tarifinde bir değişiklik yapmadım ve aynen aktarıyorum.


MALZEMELER:
  • 4 yumurta,
  • 1 su bardağı un,
  • 1 su bardağından bir parmak eksik şeker,
  • Yarım paket kabartma tozu,
  • 1 yemek kaşığı kakao,
  • 1 paket vanilya

KREMASI İÇİN:

  • 1 litre süt,
  • 5 yemek kaşığı şeker,
  • 5 yemek kaşığı mısır nişastası,
  • 5 yemek kaşığı hindistancevizi.

YAPILIŞI:

  1. Yumurta ve şekeri beyazlaşana kadar çok iyi çırpıyoruz.
  2. Kuru malzemeleri elekten geçirerek ilave ediyoruz.Tahta kaşık kulllanarak hafiften malzemeler özleşene kadar karıştırıyoruz.
  3. 26 cm lik yağlanmış kelepçeli kalıba hamuru boşaltıp 150 dereceli fırında pişiriyoruz.Bu arada süt, nişasta ve şekeri sürekli karıştırarak bir-iki taşım kaynayana kadar pişiriyoruz. Ilıyınca içine hindistancevizini katıyoruz.
  4. Pişen keki ortadan ikiye kesiyoruz. Kalıpla aynı çapa sahip çukur bir kaseye kestiğimiz üst katı oturtuyoruz, elimizle yerleşmesini sağlıyoruz.Ortaya kremayı doldurup ikinca kat kekide üzerine oturtuyoruz. Varsa kalan fazlalıkları bıçakla kesip çıkartıyoruz.Üzerini streç filmle örtüp muhakkak bir gece buzdolabında bekletiyoruz.Servis edeceğimiz zaman ters çevirip dilimliyoruz.

Pazartesi, Mart 24, 2008

VE BULUŞTUK

Dört gözle beklediğim an geldi ve inanılmaz güzel insanlarla tanıştım.Son zamanlarda geçirdiğim en güzel ve huzur verici bir Pazar günüydü. Öncelikle tüm arkadaaşlarıma beni kırmayıp geldiği için çok teşekkür etmek istiyorum. Daha ayrılmadan ikinci buluşmamızın zamanını ve konseptini bile kararlaştırmaya başladık. Tadı damağımızda kaldı diyebilirim. Dafne'den çıktığımda beynimde bir boşalma ve huzur hissettim. Yıllardır birbirimizi tanıyorduk adeta, hatta yüzlerimizi bile ve o kadar çok ortak buluşma noktamız vardı ki sohbetler çok zevkliydi.

Dafne Restaurantı rahat sohbet edebiliriz hem de otantik bir ortamda rahat ederiz diye düşünerek karar vermiştim. Herkes çok beğenince isabetli kara verdiğimi anladım. Herkese de önerebileceğim hoş bir ortam. Kekik salatasını ve turunç reçelini mutlaka deneyin. Tatlı yememeye çalıştım ama kendimi tutamayıp Elmalı turtadan bir dilim mideme indirdim. Bu kadar hoş sohbet tatlısız olur mu. Çocukların da rahat oynayacağı bir bahçesi ve oyun parkı var. Üstelik bir apartman altı değil de ahşap müstakil bir bina olması sıcacık bir hava veriyor.
Sohbete o kadar dalmışız ki çok az fotoğraf çektiğimi farkettim ama iş işten geçti tabi. Önce ortamı bozmayayım diye çekmedim sonra da sohbete dalıp tamamen unutmuşum. Ama bir daha ki buluşmamızda herşeyi çekeceğim.

Kimler vardı:

Asil duruşu ve mahsunluğu ile Aysel,
Neşeli ve cıvılcıvıl, enerjik Elif,
Hoş sohbeti ve samimiyeti ile Betül,
İçtenliği,olgunluğu ve canayakınlığı ile Hülya,
İnceliği, zarifliği ve sıcaklığı ile Begüm,
Girişkenliği ve sıcaklığı ile Sibel,
Alçakgönüllüğü, kibarlığı ve hoş sesiyle Neriman,
Gülümseyişi, zekası ve gözlerindeki pırıltı ile Yeşim,
Doğallığı, dürüstlüğü ve hoş sohbetiyle Hülya,
Tebessümü, candanlığı ile Eda,
Canayakınlığı ve güzel sohbetleri ile Mine,
Ve hasta olmasına rağmen bize kırmayıp ateşler içinde davetimize katılan, berraklığı ve gözlerinin içine kadar yayılan gülümseyişi ile Pınar.

Sizleri tanıdığım için çok mutluyum. En kısa zamanda tekrar görüşmek umuduyla...

Yüzleri yayınlamayacağımıza dair anlaştığımız için ben de bulanıklaştırdım.



Pazartesi, Mart 17, 2008

YE# 32: MACAR ÇORBA


Lamacığımın etkinliği sıcacık çorbalar. Çorba deyince içim ısındı birden. Maalesef yeni bir çorba hazırlama şansım olmadı ben de sık sık yaptığım bir çorbayı paylaşmak istedim.
Tarifini daha önce yazmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz.
Ankara buluşmamız da netleşti, yer ve saat belli oldu. Ulaşamadığım arkadaşlar varsa bana e maille bildirsin lütfen. Fotoğraflarımızı da paylaşırız sizlerle.

Çarşamba, Mart 12, 2008

ZEYTİNYAĞLI ARAPSAÇI


İzmir pazarından alıp Ankara'ya kadar taşıdığım arapsaçını sizlerle paylaşmak istedim. Zeytinyağlı o kadar lezzetli oldu ki kesinlikle sık sık yapılacak bir lezzet özellikle de baharın geldiği şu günlerde. Otların lezzetli olması için az su ile ve limonla pişirilmesi gerektiği kanısına da vardım. Tabi zeytinyağını da unutmamak lazım. Arapsaçını bilmeyenler olabilir diye resmini de yaınlamak istedim. Sıcakların kendini gösterdiği ve diyet programlarına başladığımız şu günlerde hafif tariflere ihtiyacımız var sanırım. Tarifi de Girit Yemekleri adlı kitaptan aldım.


MALZEMELER:
  • 1 kg arapsaçı,
  • 2 adet kuru soğan,
  • 1 çay bardağı zeytinyağı,
  • ½ limonun suyu(bir tane limon kullandım bol ekşili nefis oldu),
  • 1 tutam tuz,
  • 2 su bardağı su.

YAPILIŞI:

  1. Arapsaçını ayıklayıp yıkayın ve ikiye bölün.
  2. Tencereye yerleştirin.
  3. İnce doğranmış soğan, zeytinyağı, limon suyu, tuz ve suyu ekleyerek pişirmeye bırakın.
    Kaynadıktan sonra kısık ateşte 30-40 dakika pişirin.


Cuma, Mart 07, 2008

KAKOLU ÇAVDAR EKMEĞİ

Evet aradığım ekmeği buldum. Bu tarifi ekmek unu karışımlarının birinin üzerinde buldum ve çeşitli değişiklikler yaparak denedim. Bugüne kadar yaptıklarımın en iyisi idi. Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Aslında çikolatalı bir ekmekti, isterseniz son sinyalde damla çikolata da ekleyebilirisiniz. Ben hem kakao ekleyerek hem de kakaosuz yaptım. İkisi de nefis oldu, zaten rengi değişti sadece. Fotoğraftaki ekmeğe kakao koymadım.

Bir de Ankara buluşması hakkında hatırlatma yapmak istedim. Henüz bana yer ve saatle ilgili bir öneri gelmedi. Aklımda bir iki yer var fakat ortak bir yer herkesin sevceği bir ortam ayarlamak isterim. Çok kısa bir sürede bana yardımcı olmanızı bekliyorum. Ayrıca gelecek arkadaşlarımın çoğu e maille haber de vermedi. Rezervasyon için geç kalmak istemediğim için e maillerinizi de bekliyorum.


MALZEMELER:
  • 2 su bardağı çavdar unu,
  • 2 su bardağı beyaz un,
  • ½ su bardağı süt,
  • 1 yumurta,
  • 1 su bardağı su,
  • 30 gram tereyağı (1 yemek kaşığı),
  • 2 çorba kaşığı toz şeker,
  • 1,5 çay kaşığı tuz,
  • 1,5 çay kaşığı kuru maya,
  • 2 çay kaşığı kakao.

YAPILIŞI:

  1. Sırasıyla süt, su, yumurta ve unu ekmek makinesinin haznesine ekleyin.
  2. Bir köşeye tuzu, bir köşeye şekeri ekleyin.
  3. Tereyağı, kakao ve mayayı da ekleyerek makinenizi normal konuma getirip çalıştırın.
  4. Pişince de ızgara üzerinde soğutun.
  5. Elde yapmak isteyenler de tüm malzemeyi yoğurup mayalandırabilirler. daha sonra da kalıpta ya da şekil vererek fırında pişirebilirler.

Pazartesi, Mart 03, 2008

HAŞHAŞLI EKMEK



Ekmek makinasını aldığımdan beri dışarıden ekmek almaz oldum. Her gün yeni tarifler keşfetmeye çalışıyorum. Çok da hoş ekmekler elde ettim. İleride onları da paylaşacağım. Hazır ekmek karışımlarının üzerindeki tarifleri kendime göre değiştirerek bile deniyorum. Kesinlikle iyi sonuçlar aldım. Ekmek yapmayı çok severdim ama makinayı alınca daha çok sever oldum çünkü çoook kolaylaştı işim. Mayalı poğaçaların hamurunu da makinamda yapıyorum artık. Kolaylıkları seviyorum.



MALZEMELER:
  • 1 su bardağı süt,
  • 1 su bardağı su,
  • 4 su bardağı un,(2 bardağını esmer undan koydum. Çavdar ya da kepek unu koyabilirsiniz)
  • 1 yemek kaşığı tereyağı,
  • 2 yemek kaşığı toz şeker,
  • 2 çay kaşığı tuz,
  • 2 çay kaşığı kuru maya,
  • 2 yemek kaşığı haşhaş tohumu.

YAPILIŞI:

  1. Makinede yapmak için sırasıyla süt, su, unu ekleyin. Bir köşeye tuzu, bir köşeye şekeri koyun. Tereyağı, maya ve haşhaş tohumunu da en üste koyup normal ekmek ayarına getirin makineniz sizin için pişirsin.
  2. Elde yapmak isteyenler de aynı malzemeleri elde yoğurup mayalandırabilirler. Şekil verip fırında pişirin.

Cuma, Şubat 29, 2008

BOL BAHARATLI SOMON


Balık sever bir aile olunca sık sık balık da yapıyoruz elbette. Kızım bile sadece balığı iştahla yiyor. O da bize uyum sağladı. Yaptığım balıklardan birini sizlerle paylaşmak istedim. Dürüst olmam gerekirse somon ilk tercihim değildir ve nadiren yaparım. Bir de baharatlarla deneyeyim dedim ve harika bir sonuç aldım. Biliyorsunuz somon sade pek lezzetli olmuyor.






MALZEMELER:
Baharatların miktarını zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.Toz şeklinde olanlardan kullanmalısınız daha lezzetli oluyor.
  • Dilimlenmiş somon,
  • Karabiber,
  • Biberiye,
  • Kakule,
  • Kişniş,
  • Kekik,
  • Tatlı kırmızı biber,
  • Muskat,
  • Kimyon,
  • Tarçın,
  • Zencefil,
  • Tuz.

YAPILIŞI:

  1. Bulduğunuz tüm baharatları yayvan bir kapta iyice karıştırıyorsunuz.
  2. Dilimlenmiş somanları bu karışıma iyice buluyorsunuz.
  3. Tepsiye yerleştirip fırına veriyorsunuz.
  4. Haşlanmış patatesleri dilimledim ve balıklarlarla birlikte tepsiye yerleştirdim. Yeşil biberleri de unutmadım.

Perşembe, Şubat 28, 2008

AŞURE


Nasıl severim nasıl ama bu yıl üşendiğim için aşure yapamadım. Dört gözle komşularım getirir belki diye bekledim. Ve nihayet hem de sevdiğim şekilde bu aşure geldi karşı komşumdan. Göreceli bir lezzet olduğu için herkes farklı tat ve görüntüde yapar ve bazılarını da yiyemem aslında. Ama istediğim tat ve görüntüde aşure görünce bir de üzerinde nar varsa demeyin keyfime. Tadını çıkardım diyebilirim. Komşum nasıl yaptı bilemediğim için tarifini de yazamayacağım maalesef. Eminim herkesin kendi zevkine göre bir tarifi vardır. Ben sadece gözünüze hitap edeyim dedim.


Ve bahar havası gelince şehrimize yüreğimiz de ısındı. Daha bir coşkulu oluyor insan, içimiz ısınmaya başladı. Daha bir yollara düşmek, evde,işte kapalı kalmamak için uğraş verir oldum. Havalar ısınınca okulu kıran çocukların psikolojisindeyim de işi kıramıyorum ki:)) Yemek saatlerimi değerlendiriyorum ben de, kendimi yollara atıyorum. Herşeyin tadını çıkarmak lazım hem de maksimum düzeyde.


Cuma, Şubat 22, 2008

ANKARA BULUŞMASI


Uzun zamandır düşünüp fırsat bulamadığım bir etkinliği başlatmak istiyorum. Bence zamanı gelmişti. İstanbul'da buluşma toplantıları yapıldı fakat uzakta olanlar katılamadı. Kıskanarak ve imrenerek seyrettik uzaktan. Bir de Ankara'da böyle bir buluşma ayarlasak nasıl olur diye düşündüm. Burada da çok fazla blogcu dostlarımız var. Sadece Ankara'da oturanlar değil isteyen herkes imkanı olan tüm dostlar katılır, çok da güzel olur. Birbirimizi sanal dünyadan tanıyoruz, paylaşımlarımız oldu, telefonlaşıyoruz. Bir de yüzyüze konuşup sohbetler edelim.
Nerede toplanacağımız konusuna gelince sizlerin fikirlerini bekliyorum. Ortak bir karar vermenin daha güzel olacağını düşündüm. Bu konudaki fikirlerinizi ve katılmak isteyenlerin e-maillerini sevdamavisietkinlik@gmail.com adresine bekliyorum.Ayrıca buluşma saati ile ilgili fikirlerinizi de belirtebilirsinzi. Buluşmadan en az bir hafta önce haber verirseniz rezervasyonda sorun yaşamayız. Umarım güzel bir buluşma olur.
Neden 1. ibaresi koyduğuma gelince belki ileride gelenekselleşen bir buluşma olur diye:))) Şimdiden tedbirimizi alalım dedim.
Logonun kodunu da yayınlayacağım. Sitenize yerleştirebilirseniz daha fazla arkadaşın haberi olur.

Perşembe, Şubat 21, 2008

İZMİR VE MANTAR



İzmir'e gideceğimden bahsetmiştim hatırlarsanız. Ama neler yaptığımdan neler gördüğümden bahsetmemiştim. Sizlerle o güzel şehri paylaşmak istedim.
Ankara'dan bembeyaz ve soğuk bir günde yola çıkıp güneşli bir İzmir'e vardım. En soğuk zamanı İzmir'in dediler ama ne soğuklar görmüş biri olarak sıcacık buldum oraları. Tadını çıkardım diyebilirim.
Cuma günkü Hatay pazarını gezdim mesela. O güzel otlarda gözüm kaldı önce. Biraz dolaşıp şevketibostan alayım deyip bittiğini görünce çok üzüldüm. Ama arapsaçını aldım hemen. Ve de bu mantarlardan. Kesinlikle çok lezzetliydi. İstiridye mantarı sanırım ama ismi farklıydı pazarda. Tabi ben unuttum her zamanki gibi.
Sonra Sevinç pastanesine uğradık. Ananaslı ve çok hafif bir pasta yedim. Onun adını da unuttum:))) Frambuazlı pastası da nefisti.

" İzmir, tatlı ve sevgili şehrim.. Bir gün şayet senden uzakta ölürsem.. Beni sana getirsinler.. Fakat mezarıma götürürlerken, "Öldü" demesinler. "Uyuyor" desinler koynunda.. Tatlı İzmir'im.." Ve bu dizenin sahibi Dario Moreno'nin evini ve evinin bulunduğu şirin sokağı gezdik.
tarihi asansör de buradaydı.

O güzelim mandalina bahçelerini görmeye gittik. Bu güzelliklerin içine serpilmiş lüks villaları da görmemek mümkün değil. Ama benim hiç sevmediğim tar evlerdi. Çok lüks ve gösterişli. Balık yemeyi de ihmal etmedik. Deniz olan bir şehirde balık yememek olur mu. O güzelim barbunyalara kaşarlı mısır ekmeği ve zengin bir salata eşlik ediyordu. Kalamarı da ihmal etmedik. Cibez salatasının da tadına ilk defa baktım, nefisti.
Bol malzemeli, salam ve kızarmış kaşarla yapılan tostları da yemeden dönmedik. Küçük bir büfede ayran eşliğinde yapılan bu ziyafeti de gözardı edemedim. İzmir'i sevmişimdir hap. Sıcak gelir bana şehir de insanı da.

Mantarları da eve gelir gelmez pişirdim. Çok lezzetliydiler.

SEBZELİ MANTAR SOTE


Soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında soteleyin. Mantar ve ince doğranmış yeşil biberleri de ekleyip soteleyin. Kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri ekleyip pişirmeye devam edin. Tuz ve karabiberi ekleyip ocaktan alın.

SADE MANTAR SOTE


Mantarları doğrayıp zeytinyağında soteleyin. Tuz ve karabiberi ekleyip yumuşayana kadar pişirin. Bu şekilde bile nefis oluyor.












Perşembe, Şubat 14, 2008

AŞIK EDEN TARİFLER:LİMONLU CHEESECAKE 2


Karın yağdığı şu soğuk günlerde sımsıcak bir etkinlik için buradayım. Kuşunmutfağı ev sahibemiz ve sevgi dolu bir konu seçmiş, aşık eden tarifler. Ben katılmasam olmazdı; sevgi, aşk deyince oracıkta biterim. Ben de bu etkinliğe tam da aşklara layık bir tarifle katılmak istedim. Sevdiğinizle kahve eşliğinde bir dilim cheesecake paylaşmak gibisi var mı. Umarım beğenirsiniz. Yüreğinizden aşk ve sevgi eksik olmasın.




MALZEMELER:


  • 1,5 paket burçak bisküvi,

  • 100 gram tereyağ,

  • 1/2 çay bardağı süt

  • 500-600 gram labne (550 gramlık tek paket kullandım),

  • 1 su bardağı toz şeker,

  • 1 paket (200 ml) sıvı krema,

  • 2 yumurta,

  • 1 paket vanilya,

  • 3 tepeleme çorba kaşığı un,

  • 2 limonun suyu, 1 limon kabuğu rendesi,

  • 1 paket tart jölesi,

  • Süslemek için limon dilimleri.



YAPILIŞI:


  1. Kalıbınızı alimünyum folyo ile kaplayın, tabanına yağlı kağıt serin.

  2. Bisküvileri robotto çekin. Erittiğiniz tereyağı ve sütü ekleyip tekrar karıştırın. Yumuşak kıvam istemiyorsanız sütü koymayabilirsiniz. Ben süt koymayı tercih ediyorum.

  3. Kalıbın tabanına bu karışımı döküp bastırın. Buzdolabına kaldırın.

  4. Yumurta (oda ısısında olacak)ve şekeri çırpın. Vanilyayı ekleyip çırpın.

  5. Unu,krema, limon kabuğunu ve suyunu ekleyip karıştırın. Çok fazla çırpmayın. Bir kaşık yardımı ile karıştırabilirsiniz.

  6. En son labneyi ekleyip kaşık yardımı ile karıştırın. Homojen bir karışım olacak.

  7. 20 cm'lik kelepçe kalıba karışımı yayıp Önceden ısıtılmış 200 derece fırına koyup ısısını 150 dereceye getirin ve 1 saat pişirin.

  8. Pişince fırının kapağını açmadan çok az aralayıp soğutun. Fırından çıkardıktan sonra da oda ısısna gelene kadar bekletip buzdolabına kaldırın.

  9. Ertesi güne kadar buzdolabunda beklesin.

  10. Üzerini süzlemek için tart jölesini üzerindeki tarife göre hazırlayın. Limon dilimlerini kekin üzerine istediğiniz şekilde dizip jöleyi dökün.(ister oda ısıssına gelince süsleyin isterseniz ertesi gün). Soğuyunca kalıptan çıkarıp servis yapın. Bu fikri Burçak'cığımın bloğunda görüp esinlendim.

Çarşamba, Şubat 13, 2008

YE#31 : EKMEK SUFLESİ

Bir etkinlik daha geldi çattı, bayılıyorum bu etkinliklere. Ev sahibemiz benim için çok önemli bir insan olan Hale. Hale'ciğim ilk bloğumu açtığım zamanlarda çok destek oldu bana, yorumlarını hiç eksik etmedi. Bana azim verdi, Özellikle de bu kadar güzel yemekler yapan bir arkadaşımdan destek almak Ben de seve seve etkinliğe katıldım ve günler öncesinden tarifimi hazırladım.

Malzemelerin miktarını tamamen kendime göre ayarladım. Siz de damak tadınıza göre yapabilirsiniz.

MALZEMELER:
  • 6 dilim tost ekmeği,
  • 1,5-2 su bardağı süt,
  • 1 yumurta,
  • 200 gram dil peyniri(küçük parçalara bölünmüş),
  • 200 gram kaşar peyniri rendesi,
  • Karabiber,
  • Tuz.

YAPILIŞI:

  1. Tepsimize hafif yağ gezdiriyoruz. Ekmeklerimizi tepsiye diziyoruz.
  2. Bir kasede süt, yumurta, tuz ve karabiberi çırpıyoruz.
  3. Bu karışımın 1/3'ünü ekmeklerimizin üzerine bir kaşık yardımı ile gezdiriyoruz.
  4. Kaşarın ve dil peynirinin yarısını serpiyoruz.
  5. Tekrar sütün 1/3'ünü gezdiriyoruz.
  6. Kalan peynirlerimizi serpiyor, kalan sütümüzü gezdiriyoruz.
  7. Önceden ısıtılmış 200-220 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz. Pişmeye yakın iyice kabarıyor. Tabi fırından çıkarınca inmeye başlıyor.

Salı, Şubat 12, 2008

FISTIKLI MAKARON

Biraz uzak kaldım buralardan özlemişim bloğumu ve sizleri. Kızım tam iyileşti derken yeniden rahatsızlandı. Onun başında sabahlayınca ve iş yerindeki gerilimler yüzünden giremiyordum boğuma. Ortalık durulur durulmaz döndüm.

Makaron yapması zor fakat bir o kadar lezzetli bir tarif. İlk denemem olduğu için garantili bir tarif denemek istedim. Tabi ki rüzgar beni sevgili Zinnur'un bloğuna götürdü. Tarifi aynen uyguladım. Ama ben arşivimde olsun istediğim için kendi sayfama da yazdım. Krema torbamın sorun yaratması bile beni yolumdan döndüremedi ve güzel bir sonuç elde ettim.



MALZEMELER:

Fistikli Makaron hamuru icin:

  • 1 ¼ bardak pudra sekeri
  • 113 g ayiklanmis tuzsuz antep fistigi ici
  • ¼ bardak arti 2 yemek kasigi (oda sicakliginda) yumurta aki
  • Bir cimdik tuz
  • ¼ bardak seker

Fistikli Krema icin:

  • 43 g ayiklanmis tuzsuz antep fistigi ,
  • 1 bardak pudra sekeri,
  • 6 yemek kasigi yumusak tereyağ,
  • Vanilya
YAPILIŞI:

  1. Pudra sekeri, antepfıstığı (toz kullandım) mutfak robotunuzda un oluncaya kadar cekin. (birlikte cekmek daha güzel oluyor. yaklaşık 3 dakika sürüyor.) ,
  2. Şimdi tamamen yağsız ortamdaki yumurta aklarınızı mikserinizin orta hızında yumuşak tepeler oluşmaya başlayıncaya kadar çırpın. Mikserinizin devrini artırın ve bir yandan çırparken bir yandan da 1/4 yemek kaşığı şekeri yavaş yavaş ekleyin. Bu şeker ekleme-çırpma işlemi yaklaşık 2 dakika sürecek. Bu işlem sonunda oldukça sert tepecikler oluşturan parlak ve pürüzsüz görüntülü bir köpük oluşacak.
  3. Kuru malzemenizi bir elekten gecirerek yarısını yumurta aklarının üzerine dökün. Büyük bir kaşıkla yumurta akına karıştırın.İkinci bir karıştırma yapacağınız için ilkinde iyice karıştırmasanız da olur. İkinci yarıyı da dökün ve karıştırın. Karıştırma işlemine yumurta akı beyazlarını kaybedip iki renkli hamur görünümünden kurtuluncaya kadar devam edin ama o aşamada hemen durun.
  4. Hamurunuzu sıkma tüpünüze kaşıkla doldurun. Hazırladığınız pişirme kağıtlı tepsilere birbirinden 2 cm uzaklıkta olacak şekilde 2,5-3 cm çapında hamurlarınızı sıkın. Sonra tepsinizin kenarlarına ya da alına yavaş yavaş vurun. Makaronları sıkarken oluşan sivri uçlar bu şekilde ortadan kalkıp makaronlar güzelce yayılacağı gibi, malzeme karıştırılırken kurtulamadığınız hava kabarcıkları da böylece ortadan kalkıyor.
  5. Makaronlarımızı kurutmak için bir kenara koyup 30 dakika-1 saat kadar bekletiyoruz. Bir saatin sonuna doğru kontrol edin. Üstleri hafif sertleşmiş olacak. Fırınımızı 175C ye getiriyoruz. Her bir tepsinizi 10 dakika kadar pisirin. Önce biraz kabarıp sonra etekler oluşacak .Makaronlari soğuyunca pişirme kağıdından ayırabilirsiniz. Makaronları kurtardıktan sonra benzer büyüklük ve görünüşte olanları çift çift ayırın. Aralarına kremasından koyup iki makaronu yapıştırın. Bir gece buzdolabında bekletirseniz daha lezzetli oluyor. Saklama kabında beklettiklerim de çok yumuşak oldu, hoş bir tat oldu.

Kremanın Yapılışı:

Krema icin, aynı makaron hamuru için yaptığınız gibi, fıstıkları ve pudra şekerini birlikte çekin. Sonra bu fıstık ununu ve vanilyayı oda sıcaklığındaki tereyağıyla karıştırarak bütünleştirin. Gerekiyorsa sürülecek kıvama gelinceye kadar buzdolabında dinlendirin.


Nihayet benim de böyle bir fotoğrafım oldu:)) Yaşasınnnnn...

Perşembe, Şubat 07, 2008

BÖĞÜRTLENLİ ÇİKOLATA TOPLARI



Bu toplara bayıldım ben, sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum. Pastacı Burcu'nun sitesinde görüp yapmıştım. Canınız tatlı çektiğinde yanıbaşınızda olmalı diye düşünüyorum. Çikolatanın o mutluluk verici tadı ve tatlılığı kesen böğürtlen aroması. Çok hoş bir uyum. Bu kadar sözden sonra canım da çekti. En iyisi tarife geçelim. Ben kendi yaptığım şekliyle yazdım tarifi. Sizler de istediğiniz değişiklikleri yapabilir, çok da yeni lezzetler keşfedebilirsiniz.




MALZEMELER:
  • 450 gr hazır çikolatalı kek,
  • 1 su bardağı sıvı krema,
  • 200 gr dondurulmuş böğürtlen,
  • 300 gr bitter çikolata,
  • 1 çorba kaşığı çikolatalı fındık kreması

YAPILIŞI:

  1. Kekimizi bir kabın içerisine ufalayalım. Üzerine fındık kremasını ve sıvı kremayı ilave edelim. İyice karıştıralım.Kıvamına göre sıvı krema da ekleyebilirsiniz.
  2. Hazırladığımız harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp açalım.
  3. . Ortasına bir adet böğürtlen koyalım ve yuvarlayarak kapatalım. Böğürtlen görünmeyecek.
  4. Hazırladığımız topları 1-2 saat buzdolabında bekletelim.
  5. Bitter çikolatamızı benmaride eritelim. Buzdolabından çıkarttığımız topları tek tek çikolataya bulayalım. Çikolataya buladığımız topları yağlı kağıdın üzerine koyup çikolataların oda ısısında donmalarını bekleyelim.

Pazartesi, Ocak 28, 2008

TRUFF


Bu akşam uyuma şansım olmadı, kızım hastalandı. Canı acıdığı için de sabaha kadar ağladı. Ağrı kesiciden sonra biraz uyudu sabaha karşı. Uyanır uyanmaz hastanelere koştuk ama Ankara gibi bir yerde hem de pazartesi günü doktora ulaşmak ne mümkün. Henüz belirli bir doktor da edinemediğimiz için gezip durduk. Üçüncü hastanede muayene ettirdik ama o da içime sinmedi. Tahmin ettiğim gibi orta kulak iltihabı olmuştu. Yazılan ilaçları da uygun bulmadığım için kendi tedavimize kendimiz başladık. Boş yere de gezmiş olduk. O kadar ağır antibiyotikler başlıyorlar ki ,daha bu yaşta verilen ilaçları kullansak ileri de hiç bir hastalığını iyileştiremeyiz. tabi diğer organlara verdiği zarar da boşuna. Bu konuda bilgisi olmayanlar ne yapsın.


Bu hafta İzmir'e gidiyorum, iş gezisi dolayısıyla. O yüzden bir süre buralarda olamayacağım. Sizleri de bu güzel görüntülerle başbaşa bırakmak istedim. Kızım bayıldı trufflara, hatta elinden alamadık desem yeridir. Umarım sizler de beğenirsiniz.






MALZEMELER:
  • 250 gr bitter küvertur ,
  • 150 gr sütlü küvertur,
  • 350 ml sıvı krema,
  • 400 gram kakaolu kek (İsterseniz daha fazla da kullanabilirsiniz),
  • Dövülmüş fındık, file antep fıstığı, hindistan cevizi rendesi, kakao.





YAPILIŞI:
  1. Küvertur çikolatamızı küçük küçük parçalara ayırıp bir kaba koyalım.
  2. Kremamızı devamlı karıştırarak ocakta kaynatalım.
  3. Kaynayan kremamızı çikolatalarımızın üzerine dökelim. Ve çikolatalar eriyene kadar çırpalım.
  4. Kekimiizi çikolata karışımımız sıcakken içerisine ufalayalım ve karıştıralım. Hazır kek kullanırsanız kolaylıkla toz haline geliyor.
  5. Bu karışımı 3-4 saat oda sıcaklığında bekletelim. Çikolata koyulaşmaya başlayacaktır. Arada kontrol edip karıştıralım.
  6. Karışımımızı buzdolabına koyup ertesi güne kadar bekletelim.
  7. Karışımımızı buzdolabında çıkarıp ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayalım.
  8. Fındık, antepfıstğı, kakao ve hindistancevizine bulayıp buzdolabına kaldıralım. (15-20 dakika).
  9. Renkli kağıtlarımıza yerleştirip servis yapalım.

Perşembe, Ocak 24, 2008

FRAMBUAZ GANAJLI PASTA



Hani hep işlerimizin yoğunluğundan bahsederiz, koşuşturuyoruzdur, vaktimiz yoktur. Hatta bir arkadaşımızı ziyaret etmeye, bir sevdiğimize dahi telefon etmeye vaktimiz yoktur. Sanırım benim vaktim hep bol oldu. Geceleri çalışıp gündüzleri okulda akşama kadar derslere giriyor, bir taraftan da evli olduğum için ev işleri ve eşimle ilgileniyor, hem de sevdiklerime vakit ayırıyordum. İşim belki de beş dakika oturmama izin vermiyor sabahlıyordum. Okul bittiğinde işle birlikte, resim, Ebru ve gitar kursuna gidiyordum. Ev işlerini söylemeye gerek yok. Çünkü benim zamanım çoktu. Her fırsatta arkadaşlarımı eve davet edip yemekler hazırlıyordum. Çocuktan sonra biraz daha yoğunlaştım. Şimdi daha düzenli çalışıyor bir taraftan yine evimle, eşimle ve kızımla ilgileniyorum. Hobilerimden zaman çalmam gerekiyor ama hala sevdiklerimi sürekli arıyor her fırsatta yemeye çağırıyorum. Onlar genelde yoğun oldukları için zoraki toplanıyoruz. Çünkü onların zamanı yok.


Niçin bunları anlatıyorum diye düşünebilirsiniz. Zamansızlık ve yoğunluk tamamen göreceli kavramlar. Ben çok yoğun olduğum zamanlarda bile sevdiklerime zaman ayırırım. Belki ilk önce kendimize zaman ayırmalıyız, ben zaman zaman kendimi ihmal ediyorum ama dostlarımı ihmal edemiyorum. Çünkü benim zamanım çok:)) Sevdiklerinizi ihmal etmeyin. Onlarla bir fincan çayın yanında bir dilim pastayı paylaşın. Gerisi boş.



Gevezelik yeter sanırım gelelim pastamıza. Canım pasta çekince benim de canım pasta yapmak istemediği bir zamanda bu pratik tarifi yaptım. Aslında hazır pandispanya kullanmayı sevmiyorum, evde yaptığımız gibi olmuyor tadı. Ama acil durumlarda kurtarıcı oluyor.

MALZEMELER:
  • Kakaolu hazır pandispanya,
  • 2 paket creme ole ,
  • 4 su bardağı süt,
  • Çikolata rendesi,
  • Frambuazlı ganaj.

YAPILIŞI:

  1. 4 su bardağı süt ile creme ole'yi hazırlayın.
  2. Keki süt ya da şekerli su ile ıslatın.
  3. Creme ole'yi kekin arasına sürüp üzerine diğer katı kapatın. İsterseniz araya meyve de koyabilirsiniz.
  4. Üzerine tekrar kremayı sürün.
  5. Hazır frambuazlı ganaj vardı evde. Onu benmari usulü eritip yağlı kağıtla yaptığım külaha doldurup istediğim şekilde süsledim. Kenarlarına da rendelenmiş çikolata serptim.


Çarşamba, Ocak 23, 2008

MAKARNA CİPSİ





Son zamanlarda blogları gezerken makarna cipsi gözüme takıldı. Cips sevmeyen ve nerdeyse hiç almayan biri olarak evde yapılmış cipsi çok merak ettim. Cips almamamın en önemli sebebi sağlıksız olması. Özellikle de içinde ne olduğu belirsiz bir yiyecek olarak görmem. Büyük bir merakla denedim çok da ilginç bir cips oldu. Kızım bayıldı ama bence kalın dokulu bir makarna olduğu için sert oldu. Tadı güzeldi ama yemekte zorlandık. Size önerim daha ince bir makarna seçerseniz gevrek ve lezzetli olur.



MALZEMELER:
  • Makarna,
  • Mısır unu,
  • Tuz,
  • Karabiber,
  • Kızartmak için sıvıyağ.
YAPILIŞI:
  1. Makarnaları tuzlu suda 10 dakika kadar haşlayın.
  2. Tuz, karabiber ve mısır ununu karıştırıp makarnaları bu karışıma bulayın.
  3. Kızgın yağda kızartın.

Pazartesi, Ocak 21, 2008

HİNDİSTAN CEVİZLİ DOLGULU MUFFİN


Sevgili Kevser'in sitesinde bu tarifi görünce kesinlikle yapmam gerekir diye düşünmüştüm ve yaptım da. Çok güzel bir lezzet. Sürprizlerden hoşlanıyorsanız tavsiye ederim. Dışarıdan kimse anlamıyor içinde başka bir lezzetin olduğunu. Benimkiler biraz mantara benzediler. Çünkü 12 hazneli muffin kalıbıma malzeme fazla geldi, onlar da taştı biraz. Bu muffinleri kızımın doğumgününde yapmıştım, ve o kadar çok hazırlık yapınca muffinlerimi süsleyemedim. Süslerseniz daha da şık ve lezzetli olacaktır.




MALZEMELER:
  • 275 gr un,
  • 2 tatli kasigi kabartma tozu,
  • 1/2 tatli kasigi karbonat,
  • 4 yemek kasigi kakao,
  • 1 yumurta,
  • 130 gr esmer seker,
  • 80 gr tereyagi,
  • 300 ml buttermilk,
  • 100 gr labne peyniri,
  • 100 gr hindistan cevizi rendesi,
  • 2 yemek kasigi pudra sekeri,
  • 1 paket vanilya,
  • 100 gr beyaz kuvertür cikolata(üzerini süslemek için).

YAPILIŞI:

Hindistan cevizli dolgu icin:

1. Labne peyniri, pudra sekeri, hindistan cevizini ve vanilya sekerini mikserle karistiriyoruz. En az 5 dakika karistirdiktan sonra eger isterseniz bir spatula yardimiyla da birbirine yedirebilirsiniz.

2. Karisimdan 12 tane esit boyda toplar yuvarliyoruz elimizle ve bir kenara aliyoruz.

Muffin hamuru icin:

1. Unu eleyelim ve kabartma tozu, karbonat ve kakao ile bir kasik yardimiyla karistiralim.

2. Baska bir kabin icinde yumurtayi, esmer sekeri, tereyagini ve buttermilk'i mikserle karistiralim ve kakaolu unlu kuru malzemeleri bir kasik yardimiyla bu sivi karisima ekleyerek karistirmaya devam edelim.(Buttermilkiniz yoksa 1 su bardağı süte birkaç damla limon suyu ya da sirke ekleyip 15-20 dakika kesilmesini bekleyin.)

3. Firini 180 derece ön isitmaya ayarlayalim. Muffin kalibina kagitlari yerlestirelim ve bir yemek kasigi hamuru icine alalim. 12 tanesi tamamlandiktan sonra hindistan cevizli toplari tam ortasina oturtalim ve biraz üzerine bastiralim. Bu islemden sonra hamurun diger yarisini da bu toplari iyice örtecek sekilde üzerlerine aktaralim.

4. Firinin orta katinda 180 derecede yaklasik 25 dakika pisirelim ve sonra sogumaya birakalim.

5. Muffinler soguduktan sonra istediginiz sekilde süsleyebilirsiniz.






Cuma, Ocak 18, 2008

BİRAZ DA MAKARNA

Biraz da makarna tarifi vereyim dedim. Makarna tamamen sosu ile kendini gösteren bir yemek. Tek başına pek cazip de değil üstelik. Makarna soslarına bayılıyorum. İki tane tarif vereceğim. Zevkinize ve damak tadınıza göre istediğinizi hazırlayabilirsiniz. Doğaçlama olarak ve damak tadıma göre hazırladım.

KREMALI MANTAR SOSLU MAKARNA

MALZEMELER:
  • 1/2 paket istediğiniz bir makarna,
  • 200 gram mantar (istediğiniz kadar ekleyebilirsiniz),
  • 1 kutu (200 ml) krema,
  • İstediğiniz kadar kaşar rendesi,
  • Karabiber,
  • Tuz



YAPILIŞI:
  1. Makarnaları tuzlu suda haşlayın. Hangi yumuşaklıkta seviyorsanız o kadar haşlayabilirsiniz. Ama biraz diri güzel oluyor.
  2. Tavada az zeytinyağı ile mantarları soteleyin.
  3. Yumuşayınca kremayı ekleyip kaynatın. Koyulaşıp kıvamını bulunca ocaktan alın. Tuz ve karabiberi ekyeyip karıştırın.
  4. Makarnaları servis tabağına alıp üzerine mantarlı sosu ekleyin.
  5. En üste de kaşar rendesini serpiştirin. Sıcak makarnaların üzerinde eriyince çok lezzetli bir tat oluyor.



BROKOLİ VE PARMESANLI MAKARNA

MALZEMELER:
  • 1/2 paket makarna,
  • 200-300 gram haşlanmış brokoli,
  • 100 gram rendelenmiş parmesan (tulum peyniri de kullanabilirsiniz),
  • 1 kutu (200 ml) krema,
  • 1 çay bardağı zeytinyağı,
  • 1-2 diş sarımsak,
  • Karabiber,
  • Tuz.


YAPILIŞI:

  1. Makarnayı tuzlu suda haşlayın.
  2. Kremayı tencerede kaynatın. Parmesan, tuz ve karabiberi ekleyip karıştırın.
  3. Brokoliyi ekleyip krema koyulaşana kadar kaynatın.
  4. Sosu süzdüğünüz makarnaya ekleyip karıştırın.
  5. Sarımsaklı zeytinyağı sosu için 1-2 diş sarımsağı soyup ikiye bölüp 1 çay bardağı ya da daha fazla yağa eklenip 15-20 dakika kadar bekletilir.
  6. Makarnanızın üzerine bu yağdan gezdirirseniz harika bir tat oluyor. Bu sosu salatalara da kullanabilirsiniz.