Pazartesi, Ağustos 06, 2007

DDD: BÜYÜK VE KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU



Dilimizin bozuk kullanıldığı ve bunun da kabul görüp benimsendiği bir dönemde dil etkinliği düzenlenmesi çok sevindirici. Benim de bu oluşum için de bir damla da olsa bilgi vererek faydalı olmamın hazzı kelimelerle anlatılamaz. Çoğumuzun dilimizi doğru kullanmak istememize rağmen ya bilmediğimiz için ya da yanlış kullanımın dilimize yerleşmesinden dolayı yeteri kadar kullanamıyoruz. Umarım verdiğimiz bilgilerin bir damla da olsa sizlere faydası olur. Araştırmalarım sırasında gördüm ki ünlü uyumları biraz karmaşık ve ayrıntılı bir konu ve dilimizde düzeltmek de oldukça zor olacak, denemeliyiz bence. Ben araştırırken büyük zevk aldım umarım sizler de okurken zevk alırsınız. O halde konumuza geçelim.
BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU

Bir kelimenin birinci hecesinde kalın bir ünlü (a, ı, o, u) bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlüler de kalın; ince bir ünlü (e, i, ö, ü) bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de ince olur: adım, ağız, ayak, boyun, boyunduruk, burun, dalga, dudak, duvak, kırlangıç; beşik, bilezik, gelincik, gözlük, üzengi, vergi, yüzük, anlayışınızdan, soyunuz, sevgisiyle, güzelliğinizden... Buna büyük ünlü uyumu adı verilir.
Büyük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de vardır: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman,
Kullandığımız bazı Türkçe sözcükler değişikliğe uğradığından

büyük ünlü uyumuna uygunluk göstermez.

Asıl söyleyişleri büyük ünlü uyumuna uygundur.

hangı > hangi

halva > helva

kardaş > kardeş

alma > elma

ana > anne

Türkçe eklerde bulunan sesli harfler
büyük ünlü uyumuna uygunluk göstererek
geldikleri kelimenin son hecesindeki sesli harflere uyarlar.
Sev – gi
Kapı – da
Ev – de
Gez – me – dik

Büyük ünlü uyumu alıntı (yabancı kaynaklı) kelimelerde aranmaz: ahenk, badem, ceylan, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi, kestane, limon, model, nişasta, pehlivan, selam, tiyatro, viraj, ziyaret, insan, meydan, otomobil, televizyon, lokomotif…

Birleşik kelimelerde büyük ünlü uyumu aranmaz: açıkgöz, bilgisayar, çekyat, hanımeli.
Büyük ünlü uyumuna uyan iki sözcüğün
biri kalın seslilerden diğeri ince seslilerden oluşsun.
Bu sözcükler bir araya geldiklerinde
“Bu sözcük büyük ünlü uyumuna uymaz.” demek yanlıştır.
Devetabanı, Kızılcahamam, Aslanağzı
Bazı eklerde büyük ünlü uyumu görülmez.
( -ki / - ken / - yor / - leyin / -daş / - mtırak / - gil )
Yoldaki
Anlamışken
Gelmiyor
Akşamleyin
Ekşimtırak
Meslektaş
Dayımgil


-daş (-taş) eki bazı kelimelerde büyük ünlü uyumuna uymaz: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş.
Büyük ünlü uyumuna girmeyen kelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar: adalet-li, anne-si, kardeş-lik, meslektaş-ımız, şişman-lık, elma-lık, geliyor-du.
-ki aitlik eki büyük ünlü uyumuna uymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, yoldaki, ondaki, yazıdaki, onunki
Son ünlüleri kalın olmasına karşın son ünsüzleri Osmanlıca yazımda ince ünsüz olduğu için incelik özelliği gösteren bazı alıntı kelimeler ince ünlülü ekler alır: alkol / alkolü, hakikat / hakikati, helak / helakimiz, kabul / kabulü, kontrol / kontrolü, protokol / protokolü, saat / saate, sadakat / sa­dakatten.

KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU
Büyük ünlü uyumu ünlülerin kalınlık-incelik uyumu olmasına karşın, küçük ünlü uyumu, ünlülerin düzlük-yuvarlaklık ve darlık-genişlik uyumudur. Küçük ünlü uyumu kuralı iki yönlüdür:
1. Bir kelimenin ilk hecesinde düz ünlü (a, e, ı, i) varsa son­raki hecelerde de düz ünlü bulunur: anlaşmak, yanaşmak, kayıkçı, ısırmak, ılıklaşmak, seslenmek, yelek, bilek, çilek, elma, saygı, sevgi, çocuk, oyun, sömürge…
2. Bir kelimenin ilk hecesinde yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) varsa bunu izleyen ilk hecede dar yuvarlak (u, ü) veya geniş düz (a, e) ünlü bulunur: boyunduruk, çocuk, odun, yorgunluk, yoklamak, vurmak, yumurta, özlemek, güreşmek, sürmek.
Bu tür kelimelere geniş düz (a, e) ünlü taşıyan bir ek geldiği zaman sonraki hecelerin ünlüleri geniş düz (a, e) olabildiği gibi düz dar (ı, i) da olabilir. Sebebi, kendisinden önce gelen düz ünlüye uyum yapmasıdır: boylarını, uygunlaşır, günleri, öndeyiz, yoldayız. Bu durum küçük ünlü uyumuna aykırı değildir.
a → a, ı (bakar, alır)
e → e, i (geçer, gelir)
ı → ı, a (kılıç, kısa)
i → I, e (ilik, ince)
o → u, a (omuz, oya)
ö → ü, e (ölçü, ördek)
u → u, a (uzun, uzak)
ü → ü, e (ütü, ürkek)

Türkçe kelimelerde a, ı düz ünlülerinden sonra e, i düz ünlüleri; o, u yuvarlak ünlülerinden sonra ö, ü yuvarlak ünlüleri gelemez. “Anne, elma gibi kelimeler kalınlık-incelik uyumuna uymaz ama düzlük-yuvarlaklık uyu­muna uyar.” açıklaması yanlıştır.
Ünlü uyumlarında bir ünlü, kendinden bir önceki ünlüye büyük ünlü uyumu ve küçük ünlü uyumu bakımından uymaktadır. Meselâ, sormadı kelimesinde o’dan sonra a’nın gelmesi yuvarlaklık uyumuyla; a’dan sonra ı’nın gelmesi düzlük uyumuyla ilgilidir. Aynı zamanda kalınlık-incelik uyumuna da uymaktadır.
Türkçe’de “o, ö” ünlüleri yalnızca ilk hecede bulunurlar. İlk hecenin dışında “o, ö” ünlüleri bulunan sözcükler küçük ünlü uyumuna uymaz. Bunlar Türkçe değildirler:horoz, şoför, doktor, kocaman, dövmek, koca, övgü..
Birleşik kelimelerde,küçük ünlü uyumu aranmaz: delikanlı, gecekondu, Bakırköy, demirbaş, hanımeli, yelkovan.
Küçük ünlü uyumu, alıntı kelimelerde aranmaz: aktör, alkol, bandrol, daktilo, doktor, horoz, kabul, kitap, konsolos, muzır, mühim, mümin, müzik, profesör, radyo, vakur. Ancak bazı alıntı sözler küçük ünlü uyumuna uydurulmuştur: müdür (<>

Elimden geldiği kadar sizlere bilgi vermeye çalıştım, hatam olmuşsa eleştirilerinizi bekliyorum. Konuyu araştırırken çok şey öğrendim, eski bilgilerimi tazeledim. Umarımsizlere de faydam olmuştur.


Kaynakça

13 Comments:

Burçin'in Denemeleri said...

Ellerine sağlık Sevda'cığım. Çok faydalı bir yazı olmuş, zevkle okudum.
Sevgiler,

sevdamavisi said...

Burçinciğim,
teşekkürler canım. Ne mutlu bana faydalı olabilmişsem. sevgiler

Selen said...

Sevdacığım ellerine, kalemine sağlık,
Benim de okul yıllarında severek öğrendiğim bir konuydu bu. Çok öpüyorum

sevdamavisi said...

Selenciğim,
çok teşekkürler canım. ben de severek anlattım. sevgiler

Özgül said...

Tesekkürler Sevda, cok emek vermis ve cok güzel anlatmissin.
Sevgiler

tata said...

Sevda'cigim, cok güzel bir yazi olmus, hepsini ögrenmistik aslinda nasil da unutuyor insan! Bu tekrarlamalar gercekten cok iyi oldu.
Sevgiler

Pembeli'nin Mutfağı said...

Sevda merhaba, okulda en çok edebiyat dersini severdim, şimdi kendimi bir anda okulda zannettim. Sevgiler. Bu arada blogspota geçtim ben.

Tijen said...

Ellerine sağlık komşu!
Ne çok bilmediğimiz şey var kendi dilimizle ilgili değil mi?
Pek güzel olmuş!

Tarif Bahçesi said...

Merhaba canım, güzel bir konuya değinmişsin. Tebrik ederim, kendine iyi bak. Sevgiler Nesrin

damak tadı said...

Sevda'cığım,
Çok faydalı bir yazı olmuş canım,ellerine ve emeklerine sağlık.Kocaman öpüyorum seni.))

Sevgilerle.

Punto said...

Geç yorum bıraktığım için özür dilerim. Zor bir konu güzel toparlanmış. Kutluyorum.

serinmavi said...

Bilgilerimizi tazelediğin ve emek verdiğin için teşekkürler canım....Selamlar.............

sevdamavisi said...

Sevgili özgül,
çok teşekkür ederim canım. sevgiler..

Tatacığım,
insan beyni zamanla unutuyor doğal olarak. sanırım zaman zaman tekrar iyi oluyor. teşekkürler canım. sevgiler..

Pembeli,
canım ben de çok severdim edebiyat derslerini inan araştırırken konuyu ben de o günlere gittim. yeni adresin hayırlı olsun. sevgiler..


Tijenciğim,
çok teşekkürler canım. gerçekten de öyle. sevgiler..

Nesrinciğim,
çok teşekkürler canım. sevgiler..

Gülcüğüm,
teşekkür ederim canım güzel dilekler için. öpüyorum. sevgiler..

Punto amca,
çok teşekkür ederim sizin yardımınızı da yadsıyamam. sevgiler..

Serinmaviciğim,
çok teşekkürler canım. sevgiler